Haber

Bakan Tekin, devlet bursuyla yurt dışına gönderilen öğrencilerle düzenlenen toplantı programında konuştu. İfade

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 1416 Sayılı Kanun kapsamında yurt dışındaki bursiyerlere, “Bu süreçte tüm sorunlarınızı çözebilecek ve isteyecek bir ekip olarak burada olduğumuzu beyan ederim.” söz konusu.

Bakan Tekin, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla düzenlenen “Devlet Burslu Lisansüstü Eğitim İçin Yurt Dışına Gönderilen Öğrencilerle Buluşma” programında konuştu.

Kendisinin ve salonda bulunan eski Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın 2013 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nda göreve başladıklarını hatırlatan Tekin, o yıllarda müsteşarlık görevini yürütürken Bakanlar Kurulu’yla toplantılar yaptıklarını söyledi. TÜBİTAK Başkanı, YÖK Başkanı, ÖSYM Lideri, Bakan Avcı ve bizzat kendisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda ilk görüştükleri konulardan birinin 1416 sayılı olduğunu söyledi. Kanun kapsamında devlet burslarının da bulunduğunu söyledi.

Üniversitede asistanlık yaptığı yıllarda aldığı 1416 bursluyu anlatırken duygulanan Bakan Tekin, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde asistan iken yurt dışına giderek 1416 burslusu olmak için sınava girdiğini, buna rağmen üniversitede asistanlık yaptığını söyledi. Sınavı kazandığında 28 Şubat’ta bakanlıktan “Yurt dışına gönderilmeniz uygun değil” diye yazı aldı.

Yazıda herhangi bir ilişkiye yer verilmediğini belirten Tekin, bunun kendisi için bir sınav olduğunu, yıllar sonra 2013 yılında 1416 burslu hakkında karar verme fırsatına sahip olduklarını belirtti.

Bakan Tekin, eski Bakan Nabi Avcı ile müsteşarlık yaptığı yıllarda 1416 bursiyerle ilgili incelenmesi gereken konulara ilişkin yaptığı görüşmelerden detaylar verdi.

FETÖ’nün 2013 yılında bu burs sistemini kardeş statüsünde yurtdışına gönderme mekanizması haline getirmeye çalıştığını anlatan Tekin, bu durumun konuya odaklanmaları gerektiğinin göstergesi olduğunu söyledi.

Yusuf Tekin, o yıllarda “1416” ile ilgili yaptıkları yasal düzenlemenin temelindeki önemli hususlardan birinin Nabi Avcı’nın karakterinde gizli olduğunu belirterek, “Arkadaşlarımızın insani sorunlarını o dönemin bürokratik ve siyasi yapılarıyla konuşarak çözdük. zaman.” söz konusu.

Tekin, bursiyerlerin uçak bileti, sağlık giderleri, döndükleri takımlar gibi sorunlarına çözüm ürettiklerini belirterek, “Rektörler, eski adıyla yardımcı doçent olan bir doçent’e kadro vermedi. Dışarıdan gelen ‘bana oy vermez’ mantığıyla, öyle tuhaf bir durumla karşı karşıya kaldık ki, hocamızın talimatıyla o süreçten geçtik.” “Arkadaşlarımızın hem ekonomik, hem akademik, hem de insani sorunlarını çözecek tedbirleri aldık. Hocama tekrar teşekkür ediyorum. Allah razı olsun.” dedi.

Bakan Tekin, o yıllarda Türkiye’nin dış politikası konusunda uzman yetiştirmek amacıyla attıkları adımları da anlattı. Programa ülke ve bölge çalışmaları başlıklı bir alan eklediklerini belirten Tekin, Türkiye’nin dış politika bağlarını geliştirmesi beklenen ülkelerde yetişen akademisyenler için düzenlemeler yaptıklarını ve bu alanda 500’e yakın akademisyen seçtiklerini belirtti.

Akademisyenlerin tez çalışmalarını farklı konularda yapmalarını ve yaşadıkları ülkelerin sosyoekonomik ve sosyal yapısını tanıyabilecek şekilde geliştirmelerini istediklerini belirten Tekin, Türkiye’deki üniversiteleri de bir şekilde sınıflandırdıklarını söyledi. bu onları çalışmalarıyla gruplandırıyor.

Tekin, “Gönderdiğimiz 15-20 bursiyerimiz döndüklerinde üniversitelerde bu konularla ilgili bir araştırma merkezi kurmalarını istedik, Cumhurbaşkanımız, dış politikamızı yöneten Dışişleri Bakanlığımız veya ilgililer istediklerinde bir araştırma merkezi kurdular. Herhangi bir konuda detaylı bir çalışma yapan bu merkez, bu akademik çalışmayı onlara sunacaktı. “Bu benim hayalimdi. Şimdi durumu gözden geçireceğiz.” sözlerini kullandı.

“Bursiyerlerimizin akademik pozisyonlarına uygun kadrolara atanmalarını sağlayacak tedbirleri aldık.”

Aziz Nesin’in Gezici Köfteciler Talimatı’nın hikâyesini hatırlatan Bakan Tekin, şunları söyledi:

“O yıllarda hocamla birlikte üzerinde durduğumuz konulardan biri de optik mühendisinin geri döndüğünde köfte arabasının penceresinden yola çıkarak talimat hazırlayacak komitede yer almasını istememizdi. Arkadaşlarımızın mağdur edilmemesi, eğitim ve akademik durumlarına uygun ekiplere atanmaları için biz de bununla ilgili tedbirlerimizi aldık. Arkadaşlarımızla çıktığımız her yurt dışı gezimizde mutlaka 1416 bursluyu topluyorduk. Büyükelçilerimize 1416 burslu öğrenci hakkında ne yaptıklarını soruyor, arkadaşlarımızın sorunlarına çözüm bulmaları konusunda onları teşvik ediyorduk. Şimdi aynı şeyleri tekrar yapacağız.”

Yusuf Tekin, Bakanlıktaki bursiyerlerin her türlü sorununun arkasında “ağabey, dost, dost” olarak duracak ve onların eğitim almaları için ellerinden geleni yapacak bir ekip ve Milli Eğitim Bakanı olduklarını belirtti. Türkiye’de hak ediyorlar ve hizmet edebilirler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bir konuda teşekkür etmek istediğini belirten Tekin, “Cumhurbaşkanımız insan kaynağının eğitimini projeksiyonunun merkezine koydu ve ‘5 yılda 5 bin bursiyer’ mantığıyla yola çıktıktan sonra Türkiye’ye gönderdi. 2002 yılına kadar yurtdışındaki akademisyen sayısının neredeyse iki katı.” “Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımızı sunuyoruz.” dedi.

Bakan Tekin, bursiyerlere, “Bu süreçte tüm sorunlarınızı çözebilecek ve isteyecek bir ekip olarak burada olduğumuzu bir kez daha beyan ediyorum. Başarılarınızı ödüllendirmek ve hak ettiğiniz değeri vermek için buradayız. ” Sözlerini sözleriyle tamamladı.

habercicekdagi.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu